ImP2fT. Hızlı kilo veriyorsanız... - 1047 Güncelleme - 0943 Nedeni, safra kesesi taşı olabilir Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Öztürk hızlı kilo verenlerin dikkatli olması gerektiğini ifade ederek, "Safra kesesi karaciğerin alt yüzeyinde, ona yapışık 50 ml hacmi olan armut biçiminde bir organdır. Safranın depolanmasını ve konsantre edilmesini sağlar. Karaciğerin ürettiği safra, kanallar yoluyla bu kesede birikerek,yemek sonrası özellikle yağlı gıdaların sindirimi amacıyla bağırsağa dökülür. Her 10 erişkinden birinde olan safra taşı özellikle 30 yaşından sonra kadınlarda daha sık görülmektedir. 60 yaşından sonra erkeklerin yüzde 10-15'inde kadınların yüzde 30-40'ında safra taşı oluşmaktadır" diye konuştu. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Öztürk,safra taşının safra kesesinde ya da safra yollarında safra içeriğinin yoğunlaşmasıyla oluştuğunu belirterek, "Safra taşı, genellikle safra kesesinin içinde oluşur fakat safranın bulunduğu her yerde safra taşı oluşabilir. Karacaiğer içi, karaciğer dışı ana safra yolları, safra kesesi kanalı... Erişkinlerin yaklaşık yüzde 10 ile yüzde 15'inde safra kesesi taşı mevcuttur. Safra kesesi taşları bir kum tanesinden daha küçük ve yüzlerce olabileceği gibi bir golf topu kadar büyüklükte ve tek kesesi taşlarının birçok sebebi vardır. Safra kesesinin içeriğini boşaltamaması ve safranın orada hareketsiz kalmasıyla safra içeriği yoğunlaşmaya başlar" dedi. Op. Dr. Mehmet Öztürk, temel olarak iki çeşit safra kesesi taşı olduğunu kaydederek, "Bunlardan birincisi kolesterol taşlarıdır. En sık görülen safra taşı çeşididir. Safra kesesi taşlarının neredeyse üçte ikisi kolesterol taşlarıdır. Safra kesesi içinde kolesterol birikmesi nedeniyle oluşmuşlardır. Kolesterol, karaciğer hücrelerinden safra içine salgılanan maddelerden biridir. Safranın içerisine kolesterol salgılanması, karaciğerin vücuttaki fazla kolesterolü uzaklaştırmasına yardım eden önemli bir mekanizmadır. Safranın kolesterolü taşıması için öncelikle kolesterolün safra içerisinde çözülmesi gereklidir. Kolesterol bir çeşit yağ olması nedeniyle su oranı yüksek olan safrada çözülmez. Kolesterolün safrada çözülebilmesi için karaciğer, safranın içine iki adet deterjan madde salgılar. Bunlar safra asidi ve lesitindir. Bu deterjanlar, tıpkı bulaşık deterjanının yağı çözdüğü gibi kolesterolü safra içerisinde çözer ve safra yollarında taşınmasını sağlar. Eğer karaciğer salgıladığı safra asidi ve lesitinden daha fazla kolesterol salgılar ise kolesterolün bir kısmı çözülmez. Benzer şekilde eğer karaciğer yeterince safra asidi ve lesitin salgılamazsa da kolesterolün bir kısmı çözülmez. Her iki durumda da çözülmemiş kolesteroller birleşerek kolesterol parçacıklarını ve en sonunda da kolesterol safra taşlarını oluşturur''diye belirtti. Op. Dr. Mehmet Öztürk, sözlerine şöyle devam etti''Kolesterol taşlarının oluşmasını hızlandıran iki olay daha bu işin içine girer. Birincisi aynı yoğunlukta kolesterol, safra asidi ve lesitin düzeyleri olan hastalar içerisinde, daha öncesinde safra taşı oluşmuş hastalarda, safra taşı olmayan hastalara göre, çok daha hızlı bir şekilde kolesterol parçacıkları oluşur. Yani kolesterol, safra taşları içerisinde çok daha hızlı bir şekilde parçacıklar oluşturur. Kolesterol taşlarının oluşmasını hızlandıran ikinci olay ise safra kesesi hareketlerinin azalmasıdır. Safra kesesinin kasılmaları ve hareketleri azalırsa safra boşalamaz ve safra kesesi içerisinde kalır. Safranın safra kesesi içerisinde normalden daha fazla kalması kolesterol parçacıklarının oluşması için gerekli zamanı sağlamış olur. İkincisi ise Pigment bilirubin taşlarıdır. Bu taşlar safrayı oluşturan elementlerden biri olan bilirubinin safra kesesinde birikmesiyle oluşur. Siyah ve kahverengi pigment taşları olarak ayrılabilirler. Siyah pigment safra taşları Kırmızı kan hücrelerinin yıkımının arttığı durumlarda oluşur. Kahverengi pigment safra taşları Bu safra taşları ise daha çok safra akışının yavaşladığı durumlarda oluşur. Safra kesesi taşları kadınlarda ve 40 yaş üstü insanlarda daha sık görülür. Birçok hastalıkta olduğu gibi safra kesesi taşlarında da ailesel geçiş ve ailesel yatkınlık vardır. Safra kesesi taşlarının sık görüldüğü kişilerin klasik 5 F bulgusu1-Kilolu olmak Fat, 2-Kadın olmak Female,3-Çok doğum yapmış olmak Fertile,4-Açık tenli olmak Fair 5-Kırk yaş ve üzeri olmak Forty Safra taşı için risk altında olanlar Hamilelik,hemolitik anemiler,hızlı kilo kaybı,damardan beslenme uzun süre,Gebelik önleyici ilaç kullananlar Özellikle yüksek oranda östrojen hormonu içeren ilaçlar,Şeker hastalığı,karaciğer sirozu,safra yolları enfeksiyonları,organ veya kemik iliği nakli,Şişmanlık Aşırı yağlı gıdalar tüketenler,Hormon tedavisi alanlar,kan trigliserid oranı yüksek olanlar,ince ve kalın bağırsak iltihapları,kolesterol düşürücü ilaç kullananlar,kadınlarda menopoz sürecinde hormon tedavisi görenler,gelişmiş ülke ve toplumlar Aşırı beslenme nedeniyle'' dedi. Op. Dr. Mehmet Öztürk, safra kesesi taşlarının tedavisinin cerrahi olduğunu da kaydederek, "Yani safra kesesinin ameliyat ile alınmasıdır. Cerrahi yöntem 'laparoskopik kapalı yöntem' ve 'klasik açık yöntem' olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır" 27 Nisan 2015 Pazartesi Safra Kesesi Alınanlar Nasıl Beslenmeli - Bitkisel Ürünler Yapılan bilimsel araştırmalar aşırı enerji alımının, yüksek glisemik indekse sahip ve rafine şeker içeren besinlerin sık tüketiminin, doymuş ve trans yağdan zengin, diyet lifinden fakir bir beslenme şeklinin safra kesesi taşını artırdığını gösteriyor. Ayrıca öğün atlamak ve yeterli, düzenli fiziksel aktivite yapmamak da safra taşları için önemli bir risk etmeni. Bugün sizlerle doğru beslenerek safra kesesi taşlarından korunmanın en kolay yollarını ve karaciğeri korumak için önerilerimi paylaşmak istiyorum. Safra kesesi, karaciğerin alt kısmında bulunan 7-10 cm uzunluğunda, 3-4 cm genişliğinde, 30-60 mililitre hacminde torba şeklinde bir organdır. Safra kesesi karaciğerde üretilen safrayı açlık dönemlerinde depolamak ve sindirim sırasında safranın tekrar bağırsağa gönderilmesinde rol alır. Safra, karaciğerde ayrıştırılan maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Safranın en önemli görevleri yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlamak, pankreastan salınan yağ sindiriminde görevli enzim olan lipazı aktive etmek ve ince bağırsakta alkali bir ortam oluşturmaktır. Safra taşlarının yüzde 70'ini kolesterol, bilirubin ve kalsiyum tuzlarından oluşan kolesterol taşları oluşturur. Genetik yatkınlık, ilerleyen yaş, kötü beslenme alışkanlıkları ve inflamasyona neden olan obezite, diyabet gibi hastalıkların varlığında safra kesesinin mukozasında değişiklik meydana gelir ve emilim yeteneği etkilenir. Bunun sonucunda su ve safra asidi emilimi artar, ardından kolesterol çökelti oluşturur ve safra taşları oluşur. Safra taşlarında karnın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrı, şişkinlik hissi, bulantı ve kusma en çok karşılaşılan belirtilerdir. Ancak hastaların yüzde 70-80'i asemptomatiktir yani bu şikayetlerden hiçbiri yoktur. Safra taşlarının tedavi edilmemesi ilerleyen evrelerde safra ve karaciğerde hasara neden olabilir. Safra kesesi taşlarının neden olduğu en çok karşılaşılan hastalık tıpta kolesistit olarak adlandırılan safra kesesi iltihabıdır. KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR İlerleyen yaşlarda safra taşına daha sık rastlanmakla beraber, 20-60 yaş arasındaki kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere göre 3 kat daha fazladır. Ailesinde safra taşı öyküsü olan kişilerde de risk artar. Östrojen içeren ilaçların kullanımı da safra taşı oluşumuna katkıda bulunan bir diğer faktördür. Bilimsel çalışmalar, östrojen içeren ilaç alımının postmenapozal kadınlarda safra taşı riskini kat arttırdığını bildiriyor. Obezite, özellikle de karın çevresindeki yağlanma da safra taşı için önemli bir risk faktörüdür. Bunun yanında şeker hastaları da safra taşı için daha riskli bir grup içerisinde yer alır. Diyabetik bireylerin safra keseleri genellikle büyümüştür ve bu da safra kesesinin hareketliliğini bozarak taş oluşumuna neden olur. ÖĞÜN ATLAMAYIN, LİFLİ BESLENİN Özellikle yüksek enerjili, rafine karbonhidrat, yüksek kolesterol, doymuş yağ içeriği zengin, yüksek protein, tuz, az miktarda diyet lifi içeren besinlerin tüketiminin, öğün atlamanın ve yetersiz fiziksel aktivitenin safra taşı oluşumunu tetiklediği biliniyor. Bunun yanında güncel araştırmalar özellikle sebze ve meyvenin, sağlıklı yağların, folik asit, C vitamini, magnezyum, demir, potasyum ve fosfordan zengin besinlerin taş oluşumundan koruyucu faktör oldukları bildiriliyor. Ayrıca vitamin ve minerallerden zengin, bitkisel ağırlıklı, yeterli enerjiye sahip, kolesterol, doymuş ve trans yağ içeriği düşük, sağlıklı bir beslenme safra taşı olan hastaların da ağrı ve gastrointestinal semptomlarını azaltmada etkili olur. TRANS YAĞLARDAN UZAK DURUN Yapılan bilimsel çalışmalar diyetle kolesterol, toplam yağ ve özellikle doymuş yağ asidi alımı ile safra taşı oluşumu arasında doğrusal bir ilişki olduğunu gösteriyor. Aksine tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin bir diyetin ise safra kesesi taşı oluşumundan koruyucu etkisi olduğu biliniyor. Doymuş yağlar safra kesesinin kasılmasına neden olacağından diyette kısıtlanmalı. Tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı gibi hayvansal yağlar, sucuk, pastırma, salam, sosis, sakatatlar, tavuğun derisi, etlerin yağlı kısımları, kaymak, krema, mayonez, çikolata, pasta sosları beslenmede sınırlanmalı. Yemekler sağlıklı beslenme ilkelerine uygun pişirilmeli; et ile yapılan yemeklere yağ eklenmemeli, yemekler yağda kızartılmamalı, ızgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleri kullanılmalı. Yemek ve salatalar için zeytinyağı tercihiniz olmalı, ceviz, fındık, badem, kaju gibi sağlıklı yağ kaynakları beslenmenizde yer almalı. MEYVE VE SEBZELER MEVSİMİNDE TÜKETİLMELİ Kolesterolün safra asidine dönüşebilmesi için C vitamini gereklidir. Düzenli C vitamini takviyesi ve diyetle yeterli C vitamini alımı taş oluşumunu engeller. Bunun yanında folik asit, magnezyum, demir, potasyum ve fosfor, safra taşından koruyucu rol oynar. Tüm bu vitamin ve mineralleri daha fazla sağlamak için sağlıklı protein, karbonhidrat ve yağ içeren dengeli diyetinize mutlaka çeşitli, mevsiminde meyve ve sebzeleri eklemenizi öneririm. TAM TAHILLAR VE KURUBAKLAGİLLER Glisemik indeksi yüksek besinler, plazma trigliserit değerini yükseltip, HDL kolesterolünü düşürüp insülin direnci, metabolik sendrom ve safra taşına neden olabilir. Karaciğerde artmış kolesterol sentezi hepatik insülin direncine ve emilim bozukluklarına neden olarak safra taşı oluşum riskini arttırır. Amerika, İngiltere, Japonya ve Çin'de yapılan birçok bilimsel çalışmanın sonucunda, yüksek enerji ve karbonhidrat içeriğine sahip, düşük lifli besinlerle beslenen kişilerde safra taşı riskinin arttığı ortaya konulmuştur. 3 ANA 2 ARA ÖĞÜN YAPILMALI Açlıkta, karaciğer ile safra arasındaki kapakçığın kasılmasıyla karaciğerdeki safranın yaklaşık yarısı, hem depolanmak hem de yoğunlaştırılmak üzere safra kesesine aktarılmaktadır. Öğün arasındaki sürede safra kesesinde biriken safra yaklaşık 5 kat yoğunlaşabilir. Ayrıca 12-18 kata kadar da yoğunlaştırılabilme kapasitesine de sahiptir. Açlık süresinin artması safra yoğunluğunu ve safra taşı oluşum riskini artırır. Safra taşından korunmak için 3 ana öğün, en az 2 ara öğün olacak şekilde beslenme alışkanlığı kazanmalısınız. HER GÜN YÜRÜYÜŞ ŞART Düzenli fiziksel aktivite yapanlarda safra taşı oluşum riski azalır. Düzenli fiziksel aktivite plazma HDL kolesterolünün artmasını, kan yağları olan trigliserit düzeyinin ise düşmesini sağlar ve safra taşı oluşumunu önler. Bilimsel çalışmalar haftada 5 gün 30 dakika yapılan fiziksel aktivitenin safra taşı oluşum riskini yüzde 34'e kadar düşürdüğünü gösteriyor. Ben sizlere hem obezitenin önüne geçerek hem de kan yağlarını düzenleyerek safra taşı oluşumunu önlemek için haftanın en az 4 günü 60 dakika tempolu yürüyüş yapmanızı öneririm. Safra kesesi ameliyatı sonrası iyileşme döneminde uygulanacak diyet, toparlanma sürecinin en sağlıklı ve ağrısız şekilde atlatılması hususunda oldukça önemli bir faktördür. Safra kesesi, bir sindirim sistemi organıdır ve ameliyatla vücut dışarısında çıkarıldıktan sonra, yokluğuna vücudun adaptasyon sürecinde doğru beslenme şeklinin benimsenmesi, hasta için en ideal sonuçları doğuracaktır. Safra kesesi ameliyatı; çoğunlukla laparoskopik yani kapalı ameliyat şeklinde yapılabilen ancak bazı özel durumlarda hekimin gerekli görmesi halinde açık ameliyat olarak da yapılabilen, genel anestezi altında gerçekleştirilen, yüksek riskli olmayan bir iç organ ameliyatıdır. Ameliyat sonrası iyileşme dönemi, genellikle çok büyük rahatsızlıklara yol açmayan, orta derecede zorluklu bir süreçtir ve bu süreci en kolay şekilde atlatmak için ameliyat sonrası beslenme listesi edinmek ve katiyetle bu listeye uymak oldukça büyük önem teşkil eder. Safra kesesi, her ne kadar hayati bir organ olmasa da vücuda alınan fazla yağların emilimini ve sindirimini kolaylaştıran bir iç organ olması sebebiyle, yokluğunda bir takım besinlerin sindirilmesi, en azından vücudunuz yeni haline uyum sağlayana kadar sizi ciddi şekilde zorlayabilir ancak uygun bir beslenme listesi ve diyet programı ile rahatsızlığınıza en alt düzeye indirmeniz mümkün. Yazımızda Şunları Bulacaksınız1 Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Beslenme Listesi2 Safra Kesesi Ameliyatı Olduktan Sonra Nasıl Bir Diyet Uygulamalı? Safra Taşı Ameliyatından Sonra Beslenme Yağsız ya da Çok Az Yağlı Buharda Pişirilmiş Sebzeleri Tercih Lifli Meyve ve Sebzeler Önceliğiniz Kafeinsiz ve Şekersiz Ürünleri Tercih Probiyotik Besinleri Aşamalı olarak Diyetinize Ekleyin3 Ameliyat Sonrası Doktora Başvurmayı Gerektirecek Sindirim Problemleri Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Beslenme Listesi Safra kesesi ameliyatı olduktan sonra beslenme listenize dahil edeceğiniz yiyecek ve içecekleri seçerken dikkat etmeniz gereken temel kurallar da şu şekilde; Yağ oranı düşük yiyecekleri tercih edin Lifli meyve ve sebzeleri tüketin Buharda pişirilmiş sebzeler en sağlıklığı Kafeinsiz Yiyecek ve İçeceklere Yönelin Glisemiks Endeksi Düşük Besinleri Tercih Edin Probiyotikleri yiyin Eğer yukarıda sıralanan maddeler sayesinde kendinize bir beslenme listesi oluşturmakta güçlük çekiyorsanız, en azından fikir olarak, ameliyatı takip eden ilk günler ve haftalarda aşağıdaki yiyecekleri tüketebilirsiniz; elma püresi, armut püresi Muz Et suyu, tavuk suyu Krakerler Yumurtalar Tavuk veya balık, buğulanmış veya ızgarada pişirilmiş Izgara köfte Pirinç lapası Çorba Safra Kesesi Ameliyatı Olduktan Sonra Nasıl Bir Diyet Uygulamalı? Safra kesesi vücuttan dışarı çıkarıldıktan sonra bazı insanlarda ishal problemi sıklıkla görülmektedir. Çoğu kez vücudun yeni durumuna uyum sağlaması bir kaç haftadan fazla sürmeyecektir. Dolayısıyla da safra kesesi ameliyatı olduktan sonra harfiyen uymanız gereken bir diyet listesi bulmaya çalışmak, çok da gerekli bir durum değildir. Safra kesesinin bulunduğu kişilerde, yenilip içilenler, safra kesesi içerisinde konsantre duruma getirildikten sonra bağırsaklara geçiş yapıyor olması dolayısıyla, ameliyattan sonraki dönemde, bu yeni düzene henüz alışkın olmayan bağırsaklara geçiş yapan besinler, kişide şiddetli ishal görülmesine sebebiyet verebilir. Bu yüzdendir ki safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme programınıza dahil edeceğiniz uygun miktarlarda ve niteliklerde yiyeceklerin yanı sıra, başta su olmak üzere pek çok şekersiz ve asitsiz sıvıyı da katmalısınız. Ameliyat sonrası oluşan sindirim problemleri ve bilhassa da ishal geçicidir ancak aşırı sıvı kaybı durumunda, hayati tehlike doğuracak kadar ciddi olabilir. Kaybettiğiniz sıvıyı almanız büyük önem teşkil eder. Safra Taşı Ameliyatından Sonra Beslenme Önerileri Aşağıda detaylandırdığımız bir kaç hususa dikkat ederek, özel bir beslenme listesi yapmaya ihtiyaç duymaksızın, safra kesesiz bir hayata kolayca uyum sağlayabilir, sindirim sistemi sorunlarını minimum düzeyde yaşarak, ameliyat sonrası süreci atlatabilirsiniz. Yağsız ya da Çok Az Yağlı Yiyin Doğal yağ içeren ürünler bile olsa, diyetinize dahil edeceğiniz besinlerin olabildiğince yağ içermemesine dikkat edin. Safra kesesinde biriktirilerek emilimi sağlanan yağlar, safra kesesi ameliyatından sonra doğrudan sindirilmeye çalışacağından, size çok büyük rahatsızlık verecektir. Zaten bir süre sonra, hissettiğiniz rahatsızlıkla doğru orantılı olarak neler yiyip yemememeniz gerektiğini kendiniz de keşfedeceksiniz ancak ameliyat sonrası yakın dönemde olabildiğince konforlu kalabilmek için yağdan uzak durmanız ve genel sağlığınız için bu beslenme şeklini hayat tarzı haline getirmeniz isabetli bir davranış olacaktır. Kızartmaları hayatınızdan bir süreliğine tamamen çıkarmalısınız. Köfte, balık, tavuk yiyecekleri tüketmeye devam etmeli ancak tost makinesinde ya da yağsız tavada ızgara şeklinde pişirilmiş olan formlarını tercih etmelisiniz. Ayrıca, oldukça kalitesiz ve sindirim zor yağlar ile kızartılan cips gibi abur cuburlardan da kesin suretle uzak durmanız gerekir. Peki vücudunuzun yağa hiç mi ihtiyacı olmayacak? Elbette olacak ama bu noktada önemli olan olabildiğince sağlık yağlardan tüketmek Safra kesesi ameliyatının ardından güvenle tüketebileceğiniz yağlara örnek verecek olursak; Avokado Hindistancevizi yağı Hamsi, somon ve sardalya gibi kendiliğinden yağlı balıklar Ceviz , badem, fındık gibi kuruyemişlerin içerdiği yağlar Zeytinin kendisi Zeytinyağı – saf zeytinyağı olmak ve abartmamak kaydıyla Tohumlar, örneğin chia tohumları, keten tohumu Buharda Pişirilmiş Sebzeleri Tercih Edin Sebzeleri, tencere yemeği olarak yapacak olursanız, yemeğin içine kuvvetle muhtemeldir ki oldukça fazla yağ ve baharat, salça gibi sindirimi zorlaştıracak ek malzemeler girecektir. Bu yüzden safra kesesi ameliyatından sonra tüketeceğiniz sebzeleri buharlı pişiriciden çıkmış sebzelerden tercih edebilirsiniz. Yağ içermemesi sebebiyle sindiriminin kolay olmasının yanı sıra, ağırı derecede kaynamadan ötürü içerdiği vitamin ve minerallerin de ölmemesi gerekçesiyle, buharda pişirilmiş sebzeler, sadece safra kesesi sorunu olan değil, her insan için geçerli bir gerçeklik. Lifli Meyve ve Sebzeler Önceliğiniz Olsun Bağırsağa geçişlerinin daha yavaş olması sebebiyle, sindirimlerinin de kesinlikle daha kolay olduğu bilinen bol lifli meyve ve sebzeler, safra ameliyatı sonrası beslenme diyetinizde önemli bir yer tutmalı ve öncelik verilen besinlerden olmalı. Diyetinize dahil ettiğinize pişman olmayacağınız besinleri örneklendirmek gerekirse; Elma Armut Muz Fasulye nohut bezelye Yaban mersini Brüksel lahanası Brokoli Havuç Greyfurt Mercimek Yulaf ezmesi Soğanlar Portakal Mandalina Erik kuru erik Çilek Kafeinsiz ve Şekersiz Ürünleri Tercih Edin Bilhassa ishal durumunda maalesef yaygın olarak tüketilen kola, kahve gibi ürünler kafein yönünden oldukça kuvvetlidir ve safra kesesi ameliyatından sonra tüketilmeleri kesinlikle oldukça sakıncalıdır. Bildiğimiz siyah çay ve hatta yeşil çay bile kafein içermektedir. Çikolata ve kakaolu pek çok ürün, kek, kurabiye kafeinin yanında bir de şeker içeriği yüksek gıdalardır. Sindirimleri oldukça zor ve ameliyat sonrası dönemde ciddi ağrılara yol açabilecek bu gibi besinlerden şiddetle sakınmak gerekir. Probiyotik Yiyin Bağırsak hareketlerini düzenleyici ve sindirim kolaylaştırıcı probiyotik yoğurtlardan ve ayranlardan, ek olarak kefir gibi ürünlerden bolca tüketebilirsiniz. Besinleri Aşamalı olarak Diyetinize Ekleyin Safra kesesi ameliyatı sonrası beslenme listenize ekleyeceğiniz besinleri aşamalı bir şekilde ekler ve yenidoğan bir bebeğe nasıl her hafta yeni bir besin verilerek sindirim sisteminin kabul etmesi, alışması hedefleniyorsa, aynı şekilde davranırsanız, sindirim sorunları yaşama riskinizi en aza indirirsiniz. Ek olarak da, her ne yiyecek olursanız olsun, diyetinizin içeriğinden bağımsız olarak, az ama sık bir şekilde beslenmeniz, küçük porsiyonları tercih etmeniz, hem ameliyat sonrası sindirim sorunlarınıza iyi gelecek hem de kilo kontrolü sağlamanıza da yardımcı olacaktır. Ameliyat Sonrası Doktora Başvurmayı Gerektirecek Sindirim Problemleri Safra kesesi ameliyatı olduktan sonra, önerilerine harfiyen uyduğunuz bir beslenme programı uygulamanıza rağmen, zaman zaman bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir. Gittikçe kötüye giden mide ağrısı Ciddi boyutlarda bulantı veya kusma Sarılık belirtileri Ameliyat sonrası üç günden fazla süren bağırsak hareketlerinin yokluğu, hiç dışkılamama Ameliyattan 3 gün geçmiş olmasına rağmen, gaz sorununun şiddetli bir şekilde devam etmesi Ameliyattan 3 gün geçmiş olmasına rağmen ısrarla devam eden şiddetli ishal Yukarıda bahsedilen komplikasyonları tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmamakla birlikte, uygun beslenme listeleri sayesinde riski en aza indirdiğinizi bilmelisiniz. Sağlıklı günler dileriz.

safra kesesini aldıranlar nasıl beslenmeli